Kaplıcaları ile ünlü bu
güzel şehir dağların arasından göründüğü andan itibaren insanı adeta büyülüyor.
Binalardaki pastel rengin doğayla
uyumu şehre adeta masalsı bir hava katıyor.
Şehir adını Kral Karl'ın
bölgeyi görüp beğenmesinin ardından buraya yerleşmesi ile alır. Karl'ın
Banyosu.
Şehrin ortasından küçük bir
nehir geçmektedir. İki tarafa birbirine ufak ufak köprüler ile bağlanmıştır.
Mart ayında gitmemizden ve
kaplıca sularından olsa gerek havadaki hafif sis şehri daha da masalsı
kılmakta.
Tarihte de oldukça popüler
mekanlardan biriymiş burası Rus Çarı Petro, Mozart, Atatürk gibi büyük isimler
bu güzel kasabada dinlenmek ve şifa bulmak için konaklamışlardır. Atatürk'ün
Karlovy Vary yani eski adı ile Karlsbad'taki günlerini anlatan güzel bir
kaynakda paylaşayım sizinle...http://www.ataturkiye.com/karlsbad.html
Şehrin içerisinde 13 tane
çeşme bulunmaktadır. Sıcaklıkları 60 dereceyi bulan sular bunlar ve her
çeşmeden akan suyun farklı bir şeye iyi geldiği inancındalar. Örneğin; cilt,
mide…
Çevredeki hediyelik
eşyacılarda kaplıca sularından içmeniz için satılan özel maşrapa tipli
bardaklar bulunmakta, hatıra niyetine alınabilir. Veya şarıl şarıl akan kaplıca
sularından bol bol içilebilir. Fakat sudaki kirecimsi tat bana pek lezzetli
geldi diyemem. Ayrıca bizim kağıt helva diye tabir ettiğimiz yiyeceklerin
çileklisi, çikolatasından bol bol bulabileceğiniz bir yer...
Kaplıcaya ilk giriş
noktanız olan Kolonadı denen yapının içerisinde kaplıca suyu o kadar tazikli
bir şekilde fışkırmaktaki oldukça ilgi çekici bir nokta bu bölge.
Bu küçük kasabadan ayrılmak
oldukça zor oldu benim için fırsatım olsa yine ve sadece Karlovy Vary için
gitmek isterim.
![]() |
| Karlovy Vary |
Fırsat yaratmak lazım…




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder