4 Ekim 2014 Cumartesi

Karlovy Vary

Viyana - Prag - Budapeşte üçlemesinin en güzel ve can alıcı noktalarında biri olma özelliği taşıyor bende…
Kaplıcaları ile ünlü bu güzel şehir dağların arasından göründüğü andan itibaren insanı adeta büyülüyor.
Binalardaki pastel rengin doğayla uyumu şehre adeta masalsı bir hava katıyor.
Şehir adını Kral Karl'ın bölgeyi görüp beğenmesinin ardından buraya yerleşmesi ile alır. Karl'ın Banyosu.
Şehrin ortasından küçük bir nehir geçmektedir. İki tarafa birbirine ufak ufak köprüler ile bağlanmıştır.
Mart ayında gitmemizden ve kaplıca sularından olsa gerek havadaki hafif sis şehri daha da masalsı kılmakta.
Tarihte de oldukça popüler mekanlardan biriymiş burası Rus Çarı Petro, Mozart, Atatürk gibi büyük isimler bu güzel kasabada dinlenmek ve şifa bulmak için konaklamışlardır. Atatürk'ün Karlovy Vary yani eski adı ile Karlsbad'taki günlerini anlatan güzel bir kaynakda paylaşayım sizinle...http://www.ataturkiye.com/karlsbad.html

Şehrin içerisinde 13 tane çeşme bulunmaktadır. Sıcaklıkları 60 dereceyi bulan sular bunlar  ve her çeşmeden akan suyun farklı bir şeye iyi geldiği inancındalar. Örneğin; cilt, mide…
Çevredeki hediyelik eşyacılarda kaplıca sularından içmeniz için satılan özel maşrapa tipli bardaklar bulunmakta, hatıra niyetine alınabilir. Veya şarıl şarıl akan kaplıca sularından bol bol içilebilir. Fakat sudaki kirecimsi tat bana pek lezzetli geldi diyemem. Ayrıca bizim kağıt helva diye tabir ettiğimiz yiyeceklerin çileklisi, çikolatasından bol bol bulabileceğiniz bir yer...
Kaplıcaya ilk giriş noktanız olan Kolonadı denen yapının içerisinde kaplıca suyu o kadar tazikli bir şekilde fışkırmaktaki oldukça ilgi çekici bir nokta bu bölge.
Bu küçük kasabadan ayrılmak oldukça zor oldu benim için fırsatım olsa yine ve sadece Karlovy Vary için gitmek isterim.




Karlovy Vary


Fırsat yaratmak lazım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder